Market Yasa Tasarısı
ve Çeşitli Esnaf
Sorunlarının dile Getirildiği TV Programları

Hiper - Grosmarketler Karşısında Bakkal ve Market Esnafının Durumu Hakkında Rapor

Mahalle Kültürümüzün Ayrılmaz Parçası Bakkal Gibi Haksızlık Yaptığımız Kaç Meslek var ?

Bakkal ve Market Esnafı Neden Yaşamalı ve Yaşatılmalı ?

Ödül Almış En Güzel Bakkal Öyküleri

Büyük Mağazalar
Kanun Tasarısı Taslağı

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 

ANKARA  Vergi borçlarının yapılandırılmasında başvuruların 1 Aralık tarihinde biteceğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Başvurular 3 ay daha uzatılmalıdır' dedi.

Konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yapan Palandöken, "Başvuruların bitmesine iki gün kala 20 milyar liraya yakın borç yeniden yapılandırıldı. Sürenin uzatılması halinde bu rakamın çok daha yükselmesini bekliyoruz. Sürenin uzatılması ile hem devletimiz alacağını tahsil edecek hem de esnaf ve sanatkarımız rahatlayacaktır.  Esnaf ve sanatkâr devlete olan borçlarını ödemede son derece hassastır. Esnafımız, elinde parası oldukça devlete olan borçlarını bir gün dahi aksatmaz. Bu nedenle vergi ve prim borçlarının ödenmesinde bir aksamanın olması doğaldır. Bu yapılandırma esnafımız için de önemli bir fırsattır. Bu vesile ile hem devletimiz kamu alacaklarını tahsil etmekte hem de esnafımız borçlarını düşük faizle ve 3 yıla varan taksitlerle ödeme imkanına kavuşmaktadır. Dolayısıyla, yapılandırmadan en yüksek verimin alınabilmesi için sürenin 3 ay daha uzatılması gerekmektedir. Bunun içinde Bakalar Kurulu yetkilidir. İlk toplantıda süre mutlaka uzatılmalıdır. Esnaf ve sanatkârımızın ödeme gücü olsaydı, bu vergi borçları birikmez ve bu hale gelmezdi. İmkânsızlıklar sebebiyle yeniden yapılandırma talep etmeyen mükelleflere biraz daha süre verilerek 3 Ay daha başvurular uzatılmalıdır' diye konuştu.
 

 

ANKARA - Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca, 'Esnaf ve Sanatkarların 2023 Vizyonu, Güçlü Esnaf, Güçlü Ekonomi" başlığı altında, ATO Congresium'da düzenlenen 4. Esnaf ve Sanatkarlar Şurasının açılışında konuşan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken başta sosyal güvenlik olmak üzere şuradan 5 beklediklerini söyledi. Palandöken, 'Sosyal Güvenlik alanında yaşanan sıkıntılar olmak üzere perakende sektörün düzenleyen yasa tasarısının biran önce çıkarılmasıdır. Ayrıca Kooperatifler tarafından esnaf ve sanatkarlarımıza verilen kredi limitleri mutlaka artırılmalıdır. Mevzuat konularındaki beklenilen değişiklikler ile esnaf ve sanatkarın üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi şart' dedi.


'ESNAF VE SANATKARLARIN 2023 VİZYONU BELİRLENECEK'

Daha sonra konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli ise, 'Şuranın temel hedefi, esnaf ve sanatkarlara yönelik küresel ve ulusal ekonomik gelişmeleri dikkate alan, bunları esnaf ve sanatkarların bugünü ve gelecek planı ile bütünleştiren bir strateji geliştirilmesi ve esnaf ve sanatkarımızın 2023 vizyonunun belirlenmesidir.Bin yıllık Ahilik teşkilatının günümüzdeki temsilcileri olan esnaf ve sanatkarın, toplumsal hayatın bir parçası, iktisadi ve sosyal yapının omurgası, Türkiye ekonomisinin temel dinamiğidir. Esnafın gelenekleriyle, ahlakıyla, disipliniyle ve en önemlisi de dayanışması ve paylaşmasıyla medeniyetin gelişmesinde ve ileriye taşınmasında hayati bir rol oynamaya devam etmektedir. 1,5 milyon esnaf ve sanatkarımız, Ahiliğin temel değerleri, dürüstlüğün, sevginin, dostluğun, yardımlaşmanın, hoşgörünün, dayanışmanın en güzel örneklerini başarılı bir şekilde yıllarca hayata geçirmiş, işçinin, üretenin, helal kazancın, dürüst yönetimin simgesi oldu" diye konuştu.
 

'ŞURA HER 2 YILDA BİR TOPLANACAK'

Türkiye ekonomisinin temel taşı olan Ahilerin günümüzdeki temsilcileri esnaf ve sanatkarlar olarak herkesin bu mirası gelecek nesillere aktarması gerektiğini belirten Canikli, Hükümet olarak esnaf ve sanatkarın alın teri ve emeğinin kıymetini çok iyi bildiklerinin altını çizdi. Canikli, şöyle konuştu: "Esnaf ve sanatkarımızın acımasız rekabete ve ezici güce karşı mutlaka korunması gerektiğine inanıyoruz. Toplumumuzun bel kemiğini oluşturan esnaf ve sanatkarlarımızın omuzlarındaki yükü mümkün olduğu kadar hafifletmeyi en önemli görevlerimizden biri olarak görüyoruz. Biz 'Güçlü Esnaf, Güçlü Ekonominin Teminatıdır' diyoruz. 2001 yılı şubat krizinde bir yazar kasa ile birlikte Başbakanlığın beton zeminine çakılan esnaf ve sanatkarımızın hayalleri ve ümitleri, 2002 sonundan itibaren zatı alinizin liderliğinde yeniden ayağa kalkmış ve ümitler yeniden yeşermeye başlamıştır. Şurada esnaf ve sanatkarın her türlü sorununu, 'Mevzuat', 'Mesleki Eğitim', 'Kredi, Finansman ve Teşvik', 'Vergi ve Sosyal Güvenlik', 'Yenilikçilik' olmak üzere 5 ana ve 33 alt başlık altında ele alınacak. Esnaf ve Sanatkarlar Şurası bundan böyle her iki yılda bir toplanacak. 67 kişiyle yenilenen Genel Kurulun, Başbakanlık ve bakanlık müsteşarları, başkanlık düzeyinde kurumların başkanları, meslek örgütlerinin temsilcileri, akademisyenler olmak üzere çok geniş bir yelpazeden oluşuyor. Belirlenecek icra kurulu ise 6 ayda bir toplanarak şurada alınacak kararların takipçisi ve uygulayıcısı olacak' dedi.
 

 


-'ESNAF VE SANATKAR BÜYÜK SORUMLLUK ALMIŞTIR'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise şuarada yaptığı konuşmada, Esnaf ve Sanatkarlar Şurası'nın her iki yılda bir kasım ayında toplanması için 2012'de yönetmelik düzenlemesi yapıldığını anımsatarak esnaf ve sanatkar ile temsilcilerinin bir araya geleceği, sorunları ortaya koyacağı, çözüm önerilerini değerlendireceği şurayı çok önemli gördüğünü dile getirdi. Erdoğan, alınacak sonuçların, Türkiye genelinde esnaf ve sanatkarın karşı karşıya kaldığı sorunların çözümüne vesile olacağına inandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıllık başbakanlık döneminde her fırsatta esnaf ve sanatkarlarla bir araya geldiğini, gönülden gönüle sohbet ettiğini, esnaf ve sanatkarın sorunlarını gerek doğrudan doğruya esnafla gerekse temsilci örgütleriyle görüşerek her zaman gündemde tuttuğunu, çözüm mücadelesi verdiğini ifade ederek, "Esnaf ve sanatkarlar, hiç tartışmasız şekilde milletimizin, devletimizin ve vatanımızın inşasında en büyük sorumluluğu ifa etmiş kesimdir. Millet, devlet ve vatan ruhunu inşa eden mimarlardır. Dünyanın hiçbir ülkesinde, hiçbir medeniyetinde esnaf ve sanatkarlar bu kadar köklü bir geleneğe, bu kadar önemli bir vazifeye sahip değildir. Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu'nun ahi teşkilatının esnaf ve sanatkar demektir. Beylikler dönemi de aynı şekilde değerlendirilmelidir. Osmanlı Devleti Osman Gazi'nin ahi usulüne göre kılıç kuşanmasıyla hayat bulmuştur. 6 asır boyunca da ahilik kültürü, geleneği ve ahilik ahlakının Osmanlı'yı ayakta tutmuştur. 10 asırlık bu gelenek ve ahlakın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda ve bugünlere ulaşmasında hep öncü olmuştu' dedi.

 

-'ÖNEMLİ OLAN AHLAK, DÜRÜSTLÜK'

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizde esnaf ve sanatkar demek ticaret yapan, alan satan, sırf ekonomik faaliyette bulunan insan demek değildir. Bizim medeniyetimizde, bizim millet ve medeniyet ruhumuzda esnaf ve sanatkar gerektiğinde askerdir, alperendir. Gerektiğinde cephede vatanını savunan şehittir, gazidir, kahramandır. Gerektiğinde asayişi tesis eden polistir, gerektiğinde adaleti sağlayan hakim, hakemdir. Gerektiğinde de şefkatli bir ağabeydir, kardeştir. Taksici, şoför deyip geçemezsiniz, o mahallenin eminidir, mahallenin ağabeyi, bekçisidir. Bakkal, kasap, manav, terzi deyip geçemezsiniz, o mahallenin adeta ruhudur, sokağımızın, semtimizin vicdanıdır. Esnafı çıkartıp aldığınızda Türkiye tarihinden geriye hiçbir şey kalmaz. Esnafı çıkartıp aldığınızda bizi biz yapan, bizi millet yapan, temelden, özden, ruhtan geriye hiçbir şey kalmaz. Bin yıllık ahi geleneğine bakıldığında, paranın esnaf ve sanatkarın hayatında önem ve değer bakımından en alt sırada olduğu görülmektedir. Önemli olan ahlak, dürüstlüktür. Önemli olan şu içinde bulunduğunuz, birlik, beraberlik, kardeşliktir. Esnaf, 'Bismillah' der dükkanını açar, akşama kadar da müşterisini değil, modern kavramla tüketiciyi değil, nasibini bekler, kısmetini bekler. Bizim medeniyetimizde esnafın derdi, ne olursa olsun para kazanmak değil, helal para kazanmaktır" ifadelerini kullandı. 

 
-'ELİNİ, KAPINI, SOFRANI AÇIK TUT'

Selçuklu ve Osmanlı döneminde, bakırcıların yaptıkları işe, vurdukları çekice bile derin bir anlam yüklediğini, çekiçlerini bakırın üzerine iki darbede indirip "tak tak" diye ses çıkarken, bakırcının dilinden, gönlünden, kalbinden "Allah Allah" diye zikir geçtiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, keçecilerin de, yünü vücutlarına vurdukça "Allah Allah" diye Hakk'ı zikrettiklerini söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu: "Böyle bir medeniyet, böyle bir medeniyet tasavvuru var. Öyle bir kesim, öyle bir teşkilat düşünün ki en az bin yıldır her gün, her an kendisine ve arkadaşlarına şunu tavsiye etmiş, 'elini açık tut, kapını açık tut, sofranı açık tut, elini bağlı tut, dilini bağlı tut, belini bağlı tut.' İşte böyle bir teşkilata, böyle bir geleneğe, zihniyete sahip olmak bizim için, milletimiz, devletimiz ve vatanımız için eşi bulunmaz bir talihtir. Böyle bir esnaf ve sanatkar camiasına sahip olmak geçmişimiz adına da geleceğimiz adına da iftihar vesilesidir. Rabbim, bu milleti ekmeksiz, susuz, havasız, vatansız bırakmasın. Ama onlar kadar böyle bir esnaf, sanatkar geleneğinden, böyle güzel bir camiadan ve cemiyetten de inşallah mahrum bırakmasın."

           
-'ESNAF VE SANATKAR ÇOK KRİTİK YERDE'

Konuşmasında Çözüm Sürecine de vurgu yapan Erdoğan, bu süreçte esnaf ve sanatkarların çok kritik ve hayati bir yerde durduğunu belirterek, 'Teröre en fazla bedel ödeyen kesimler arasında esnaf ve sanatkarlarımızda bulunuyor. Batıda, kuzeyde ve güneyde terörün ekonomi üzerindeki olumsuz etkisine bedel ödenirken, Doğu ve Güneydoğu'da bunlara ek olarak haraç, kepenk kapatma, yoksulluk ve göç nedeniyle bedeller ödendi. Çözüm Sürecinin anne babalar kadar bölgedeki esnaf ve sanatkarı da umutlandırdı. Dükkanları yakılıp yıkılan nice esnaf bulunuyor. Hükümet bu esnaf ve sanatkara gerekli desteği bugüne kadar verdi ve vermeye de devam edeceğine inanıyorum. Son bir buçuk yıldır, tüm sabotaj girişimlerine rağmen muhafaza edilen Çözüm Sürecinin, esnafın da huzur ve güven ortamını teneffüs etmesini sağladı. 6-7 Ekim olaylarının yeni bir kışkırtma, tahrik olarak ortaya çıktı. Bütün bunlara rağmen bunu bu şekilde muhafaza edeceklerin en başta esnaf ve sanatkarlar olacağına inanıyorum. Esnaf ve sanatkarlar arasında Kürt, Türk, Arap ayrımı bulunmuyor. Çünkü onlar Ahi ve kardeşler. Esnaf ve sanatkarlar ahilik hukukunu, ahlakını muhafaza ederek terörün oyununu bozacaklarına gönülden inanıyorum. Çözümü Süreci konusunda söylentilere, dedikodulara, şehir efsanelerine asla ve asla itibar etmeyin. Bu işin çerçevesi bellidir, sınırları bellidir, marjı bellidir. Bu bir pazarlık süreci değildir, bu bir taviz süreci, bir alma verme süreci asla değildir. Her zaman söyledim, silahlar bir kenara konulacak, ne mesele varsa konuşarak, uzlaşarak, siyaset zemininde çözüme kavuşacak. Bunun dışında hiçbir yola, hiçbir yönteme Türkiye Cumhuriyeti asla fırsat vermez, zemin vermez, imkan da vermez. Bu meseleyi milletle, esnaf ve sanatkarlarla birlikte çözeceğiz. Çözüm Sürecinin muhafaza edilmesinde, istikrarla ileri gitmesinde esnafın ve sanatkarın o bin yıllık kültür ve ahlakıyla aktif vazife üsteleneceğine inanıyorum' dedi.

-'BİZİ DIŞARIDAN BİTİREMEZLER'

Ülke olarak dışardan bitiremeyen mihrakların içerden bitirmeye çalıştıklarını belirten Erdoğan, "Paralel yapının, esnafımız ve sanatkarımıza nasıl musallat olduğunu, kimi zaman gönüllü olarak ama çoğu zaman şantajla, kumpasla, baskıyla esnaf ve sanatkarımızı sömürdüğünü bugün artık çok daha net olarak gördük ve görüyoruz. Paralel yapıyla ilgili olarak gerek yurt içinde, gerek yurt dışında yaptığımız son derece isabetli uyarılar, bakıyoruz, paralel yapının bazı müttefiklerini, bazı yol arkadaşlarını da rahatsız ediyor. Bütün cesaret çağrılarımıza rağmen maalesef şantajın bazı siyasiler üzerinde hala etkili olduğunu görmek de açıkçası bizi üzüyor" diye konuştu.

-'ESNAFIMIKZIN ELİ, KAPISI, SOFRASI İNŞALLAH HER DAİM AÇIK OLACAK' Ekvator Ginesi'nde, Türkiye-Afrika 2. Ortaklık Zirvesi'nde, Afrikalı dost ve kardeşlerine yaptığı uyarıların birilerini rahatsız ettiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: "Afrikalı dost ve kardeşlerimizi bu sinsi yapı hakkında uyarmak bizim tabii vazifemizdir ve hakkımızdır. Zira farklı maskeler altında, bir misyoner ve ajan tavrıyla bu yapının Afrika'da faaliyet göstermesi, ülkemiz adına da dost ve kardeş ülkeler adına da ciddi bir tehdittir. Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit eden bu yapıyla mücadelemiz, milletimizin de verdiği yetki uyarınca hız kesmeden devam edecek. Esnaf ve sanatkar kardeşimin de bu mücadeleye omuz verdiğini, destek verdiğini biliyorum ve her birinize bu manada da teşekkür ediyorum. Esnafın eli, kapısı, sofrasının her daim açık olacak. Ancak sadakası ve zekatı inşallah yanlış ellere değil, gerçekten ihtiyacı olanlara ulaşmaya devam edecek. Bir yanlış örnek, bütün güzellikleri örtmez. Esnaf yaşadıkça bu millet yaşayacak. Esnafın acımasız ve ahlaksız bir iktisadi anlayışın altında ezilmesine hep birlikte karşı çıkılacak. Esnafı ve esnaf ahlakını dışlayan değil, onu çürüten ve saf dışı bırakan değil, esnaf ve esnaf ahlakıyla yoğrulmuş yeni bir iktisadi anlayışı hem ülkemize, hem de dünyanın idrakine söyletmek zorundayız. Bunu da inşallah birlikte başaracağız. En modern imkanlara sahip olacağız, yeni sorunlara yeni çözümler üreteceğiz. Ama inşallah özden, ruhtan, bin yıllık o gelenekten sapmadan, ahilik anlayışını da ebediyete kadar muhafaza etmenin mücadelesini hep birlikte vereceğiz. Sizler, esnaf ve sanatkarlar olarak bu milleti, bu ülkeyi, özellikle de ekonomiyi ayakta tutacaksınız. Biz de sizlere karşı vazifemizi hakkıyla yerine getireceğiz. Biz tedbirleri alacağız, teşvik edici olacağız, gerektiğinde düzenleyici olacağız. Biz yolları açık tutacağız, emniyeti, istikrarı temin edeceğiz. Sizler de o açılan kapılardan, o açılan yollardan emin şekilde, huzurlu şekilde ilerlemeyi inşallah sürdüreceksiniz. Hükümetin, gerek yasal düzenlemeler gerek devletin sağlayacağı imkanlarla her zaman esnaf ve sanatkarın yanında yer alacaktır' şeklinde konuştu.

 

BRÜKSEL - 34.AB-TR KİK toplantısına hazırlık amacı taşıyan temas grubu toplantısı Brüksel'de gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmalarını eş başkanlar Stantic ve Palandöken'in yaptığı toplantıya Avrupa Komisyonu Türkiye masası şefi Jean Christophe Filori ve Türkiye AB daimi temsilciliği müsteşarı Seval İskender Türkiye AB ilişkilerinde güncel durumu değerlendirdikleri konuşmalarıyla katkı sağladılar. Filori Türkiye'de 2014 yılında yaşanan pek çok gelişmeye dikkat çekerken Gümrük Birliğine kapsam dışındaki unsurları da dahil ederek yeni bir ivme kazandırılması gerektiğine dikkat çekti. İskender ise Türkiye'nin yeni AB stratejisi ve iletişim stratejisi hakkında açıklamalar yaptı. KİK temas grubu üyeleri toplantıda 34. KİK toplantısının gündemine dair yaptıkları müzakereler sonucunda 2015 yılı Nisan ayında Brüksel'de yapılmasına karar verdikleri toplantı için gündemi belirledi.

 

 34. KİK toplantısı gündeminde öne çıkan başlıklar sıralayan TESK Genel Başkanı ve AB Türkiye kanadı Eş başkanı Bendevi Palandöken, 'Toplantıda Türkiye'nin yeni AB stratejisi; Ortadoğu'da yaşananlar sonucunda sınır güvenliği ve göç sorunu ele alınacak. Ayrıca vize kısıtlamalarında yaşanan gelişmeler, temel hakların gelişimi, ekonomik ve sosyal konseyin kuruluşu ve görevleri hakkında yasa tasarısı, gençler için AB ve Türkiye işbirliği ortak bir geleceği inşa etmek olarak belirlendi' dedi.


Türkiye  Bakkallar  ve  Bayiler  Federasyonu
Talatpaşa Bulvarı No: 136 / 10   Cebeci  ANKARA
Tel: 0312 - 3196150     Faks: 0312 - 3196158
info@tbbf.org.tr
www.tabanfiyat.com